SON YAZILAR
Yükleniyor...
Günlük konuşmalarımızda mutlaka saatleri kullanırız. Ya birisine saatin kaç olduğunu sorar ya da birisinin bize sorduğu soruya cevap vermek zorunda kalırız. Şimdi İngilizcede saatlerin nasıl kullanıldığını göreceğiz. İlk olarak saatin nasıl sorulduğunu bir görelim:

İngilizcede saatleri sormak için birden fazla yol vardır. Biz burada en sık kullanılan ikisini göreceğiz:
  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • What is the time? (Vat iz dı taym?) => Saat kaç?
Evet, yukarıdaki iki soru ile birisine saatin kaç olduğunu sorabiliriz ve şimdi de böyle bir soruya nasıl cevap verebileceğimizi görelim:

Tam Saatler

Eğer saat 3,5,7 gibi tam bir saat ise bu en kolay olanı. Aşağıdaki resme bakarak bunu anlamaya çalışalım.
Saat üzerinde de görüldüğü üzere tam bir saati ifade ederken aşağıdaki gibi bir yapı kullanıyoruz.
  • It is ..... o'clock.
Yukarıdaki cümlede noktalı olan kısma saat kaç ise o yazılarak saat söylenmiş oluyor. Şimdi de bunu örneklerle biraz daha derinleştirelim:

Örnek:

  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • It is three o'clock. (İt iz trıi oklok.) => Saat üç.
 Örnek saatte saatin üç olduğunu görmekteyiz. Yukarıda değindiğimiz kalıp içerisindeki noktalı yere "three" yani "üç" yazarak saati bildirmiş olduk. Tam saatlerin ifade edilişi bu kadar kolaydır.

Buçuklu Saatler (Yarım Saatler)

Eğer bir saatin dakika kısmı 30 ise bu saatlere buçuklu saatler denir. Örneğin; 10:30 ( saat on buçuk). Buçuklu saatlerin ifade edilişinde ise "half past" kalıbından faydalanacağız. İngilizcede "half" buçuk, yarım anlamında kullanılan bir kelimedir. Saatlerde de aynı anlamda kullanılmaktadır. "Past" ise saatlerin ifade edilişinde "geçiyor" yerine kullandığımız bir kelimedir. Eğer saatimiz 10:30 ise İngilizcede bunu "saat onu otuz geçiyor" şeklinde ifade edeceğiz. Vakit kaybetmeden buçuklu saatlerin kalıbı ile öğrenmeye başlayalım ve bunu bir örnek üzerinde görelim.
  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • It is half past ten. (İt iz half past ten.) => Saat on buçuk. (Saat onu otuz geçiyor.)
Bu yapımızda da gördüğümüz gibi "It is half past" kısmı sabit duruyor ve saat kaç ise onu bu kalıbın sonuna ekliyoruz. Eğer saat 11:30 olsaydı biz;
  • It is half past eleven.
şeklinde ifade edecektik.

  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • It is half past seven. (İt iz half past sevın.) => Saat yedi buçuk (Saat yediyi otuz geçiyor.)
Bu örneğimizde de 7:30 olan saatin nasıl ifade edildiğini görmüş olduk.


Çeyrek Saatler

İngilizcede "çeyrek" anlamında "quarter" kelimesi kullanılmaktadır. Saatlerde de durum aynı ancak saatleri ifade ederken çeyrek ifadesini iki farklı şekilde bildiriyoruz. Eğer saatin dakika kısmı 15 ise "çeyrek geçiyor" diyoruz. Eğer saatin dakika kısmı 45 ise "çeyrek var" şeklinde ifade ediyoruz. Şimdi bu "çeyrek geçiyor" ve "çeyrek var" ifadelerinin kalıpları ile öğrenmeye başlayalım.
Quarter past (kuartır past) => Çeyrek geçiyor
Quarter to (kuartır tu) => Çeyrek var

Şimdi de bu yapıları örnekler üzerinde inceleyeli. Örneğin 08:15 ve 08:45 saatlerini ifade etmeye çalışalım:
08:15 = It is quarter past eight. (İt iz kuartır past eyt.) => Saat sekizi çeyrek geçiyor.
08:45 = It is quarter to nine. (İt iz kuartır tu nayn.) => Saat dokuza çeyrek var.

08:45 örneğimizde dikkat etmemiz gereken nokta söylediğimiz saatin bir fazlasını ifade ediyor olmamızdır. Örnekte saat kısmı 08 olmasına rağmen biz ifademizde "nine" yani "9" ifadesini kullandık. Çünkü ifadeden de anlaşılacağı üzere "çeyrek var" diyoruz. Artık şuanki saate değil bir sonraki saate çeyrek vardır. Bu yüzden ifademizde bir sonraki saati ifade ediyoruz.


  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • It is quarter past one. (İt iz kuartır past van.) => Saat biri çeyrek geçiyor.

  • What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
  • It is quarter to twelve. (İt iz kuartır tu tıvelv.) => Saat onikiye çeyrek var.


 Diğer Saatler

Şimdi sıra geldi bu üç tür saat dışındaki küsuratli saatleri ifade etmeye. 10:21 gibi sonu 00, 15, 30 yada 45 olmayan saatleri ifade etmeden önce "past" ve "to" kavramlarını yeniden hatırlamakta fayda var. Bunları bir grafik üzerinde gördükten sonra öğrenmeye başlayalım.
Grafik üzerinde de görüldüğü üzere saatin dakika kısmı 30'dan küçük ise saati söylerken "past", 30'dan büyük ise "to" kullanıyoruz. Örneğin; 10:21 olan saati söyleyeceğimiz zaman dakika 21 olduğu için ve 30'dan küçük olduğu için past kullanacağız. Eğer 11:50 gibi dakika kısmı 30'dan büyük olursa "to" kullanıldığını unutmamak gerekir. 
Bu ön bilgiden sonra örnekler üzerinden konuya devam edelim:
   12:05  
- What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
- It is five past twelve. (İt iz fayv past tıvelv.) => Saat onikiyi beş geçiyor.
Örneğimizde saat onikiyi beş geçiyor. Dakika kısmı 30'dan küçük olduğu için ve "geçiyor" diyebilmek için "past" kullandık. İngilizcede saatler ifade edilirken önce dakika kısmının söylendiğine dikkat edelim ve sıradaki örneğimizi inceleyelim.
   10:25  
- What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
- It is twenty-five past ten. (İt iz tıventi fayv past ten.) => Saat onu yirmibeş geçiyor.
Bu örneğimizde de saatimizin dakika kısmı "25" olup "30" dan küçük olduğu için yine "past" yani "geçiyor" ifadesini kullanmış olduk. Örneklerimize devam edelim:
   10:40  
- What time is it? (Vat taym iz it?) => Saat kaç?
- It is twenty to eleven. (İt iz tıventi tu ilevın.) => Saat onbire yirmi var.
Bu örneğimizde dakikamız "40" ı gösteriyor. Saatimizde dakika kısmımız olan "40" ifadesi "30" dan büyük olduğu için saati ifade ederken "to" yani "var" ifadesimden faydalandık. Örneğimizi dikkatle incelersek önce dakika kısmını sonra ise saat kısmını ifade ettik. Yine "to" ifadesini kullandığımız için bir sonraki saat olan "11" i cümlemizde kullandık. Cümlemizde "20 var" deniyor. Bu yüzden bir sonraki saati söyledik.
Konumuzun sonuna geldik. Saatler konusu işte bu kadar basit. Öğrenmemiz gerekn birkaç ifade var hepsi o kadar. Sayıları da zaten biliyorsak bu iş bitmiştir :) Konuyu iyice kavradıktan sonra aşağıdaki testi indirip çözmeyi unutmayın. Başarılar.


İngilizcedeki temel sayılar aşağıda tablo halinde verilmiştir. Başarılar :)

1
One
2
Two
3
Three
4
Four
5
Five
6
Six
7
Seven
8
Eight
9
Nine
10
Ten
11
Eleven
12
Twelve
13
Thirteen
14
Fourteen
15
Fifteen
16
Sixteen
17
Seventeen
18
Eighteen
19
Nineteen
20
Twenty
30
Thirty
40
Forty
50
Fifty
60
Sixty
70
Seventy
80
Eighty
90
Ninety
100
A hundred
1000
A thousand
1.000.000
A million
1.000.000.000
A billion
Vücudumuzun parçaları grafik üzerinde gösteriliyor. Şimdi bu kelimelerin Türkçelerine ve okunuşlarına da bir bakalım :

Body Parts
İngilizcesiOkunuşuTürkçesi
HeadHedKafa
ShoulderŞoldırOmuz
StomachSıtomekKarın
HandHendEl
ThighTayhUyluk
CalfKelfBaldır
LegLegBacak
HeelHiyılTopuk
FootFuutAyak
NeckNekBoyun
ChestÇestGöğüs
ElbowElbouDirsek
ArmArmKol
FingerFingırParmak
Finger nailFingır neyılTırnak
KneeNiiDiz
ToeTooAyak parmağı
Toe nailToo neyılAyak tırnağı
Yukarıdaki tabloda vücut bölğmlerinin okunuşlarını ve anlamlarını bulabilirsiniz. Bunlar dışında bildiğiniz yada merak edip araştırdığınız başka vücut bölğmleri varsa yourm kısmında paylaşabilirsiniz. Başarılar :)

"Have got" ve "has got" yapılarını sahip olunan şeylerden bahsederken kullanırız. Bu yapılar öznelere göre değişiklik göstermektedir. Önce aşağıdaki tabloyu inceleyelim ve hangi öznede hangi yapının kullanıldığını inceleyelim:


Have got / Has got
İngilizcesiOkunuşuTürkçesi
I have got ...Ay hev gat ...Ben .... sahibim.
You have got ...Yu hev gat ...Sen .... sahipsin.
He has got ...Hi hez gat ...O .... sahip.
She has got ...Şi hez gat ...O .... sahip.
It has got ...İt hez gat ...O .... sahip.
We have got ...Vi hev gat ...Biz ..... sahibiz.
You have got ...Yu hev gat ...Siz .... sahipsiniz.
They have got ...Dey hev gat ...Onlar .... sahipler.
Tabloda görüldüğü üzere sahip olduklarımızdan bu şekilde söz ediyoruz. Şimdi bunları örnekler üzerinde inceleyelim.
  1. I have got a car. (Ay hev gat e kar.) => Ben bir arabaya sahibim.
  2. You have got a book. (Yu hev gat e buuk.) => Sen bir kitaba sahipsin.
  3. He has got a computer. (He hez gat e kompitır.) => O bir bilgisayara sahip.
  4. They have got a good family. (Dey hev gat e guud feamıli.) Onlar iyi bir aileye sahip.
Görüldüğü üzere sahip olunan şeyleri bu şekilde ifade ediyoruz. Şimdi de sahip olmadığımız şeylerden bahsederken bu yapının olumsuz halini kullanacağız. Şimdi yine bir tablo olumsuz hallerine bir bakalım:


Haven't got / Hasn't got
İngilizcesiOkunuşuTürkçesi
I haven't got ...Ay hevınt gat ...Ben .... sahip değilim.
You haven't got ...Yu hevınt gat ...Sen .... sahip değilsin.
He hasn't got ...Hi hezınt gat ...O .... sahip değil.
She hasn't got ...Şi hezınt gat ...O .... sahip değil.
It hasn't got ...İt hezınt gat ...O .... sahip değil.
We haven't got ...Vi hevınt gat ...Biz ..... sahip değiliz.
You haven't got ...Yu hevınt gat ...Siz .... sahip değilsiniz.
They haven't got ...Dey hevınt gat ...Onlar .... sahip değiller.
Olumsuz yapmak için cümleye ufacık bir "not" (n't) eklememiz yeterli. Şimdi de bunu örnekler üzerinde inceleyelim:
  1. I haven't got a car. (Ay hevınt gat e kar.) => Ben bir arabaya sahip değilim.
  2. You haven't got a book. (Yu hevınt gat e buuk.) => Sen bir kitaba sahip değilsin.
  3. He hasn't got a computer. (He hezınt gat e kompitır.) => O bir bilgisayara sahip değil.
  4. They haven't got a good family. (Dey hevınt gat e guud feamıli.) Onlar iyi bir aileye sahip değil.
Örneklerle işlediğimiz konumuz bu kadar. Sizler de kendi örneklerinizi yorum kısmına yazmayı unutmayın. Başarılar :)

Aşağıdaki tabloda İngilizce günlük konuşmalar sırasında sıkça kullanılan yer-yön sorularına yer verilmiştir. Buradaki bilgileri ve soruları kullanarak bir yerin nerede olduğunu kolayca sorabilir ve ya bu türde bir soruya cevap verebiliriz. Şimdi bu tabloyu inceleyelim:


Yer Yön Yol Sorma - Asking Direction and Places
İngilizcesi Okunuşu Türkçesi
I'm lost. Aym lost. Kayboldum.
Can you help me please? Ken yu help mi plıiiz? Bana yardım edebilir misiniz lütfen?
Excuse me! Eksküuz mi! Affedersiniz!
Are there any restaurants over here? Ar der eni retorants ovır hiır? Buralarda hiç restoran var mı?
Can you tell me how to get to the library? Ken yu tel mi hav tu get tu dı laybrıri? Kütüphaneye nasıl gideceğimi söyleyebilir misiniz?
Can you tell me how to get to the bus stop? Ken yu tel mi hav tu get tu dı bas stop? Otobüs durağına nasıl gideceğimi söyleyebilir misiniz?
Sorry, I don't know. Sori, ay dont nov. Üzgünüm, bilmiyorum.
How can I get to the hospital? Hav ken ay get tu dı hospitıl? Hastaneye nasıl ulaşabilirim?
Where is the airport? Ver iz dı eyırport? Havaalanı nerede?
Where is the ...? Ver iz dı ...? ... nerede?
Go straight! Go streyt! Doğru git.
Turn left. Törn left. Sola dön.
Turn right. Törn rayt. Sağa dön.
Bir yerin tarifini yaparken elbette daha bir çok ifadeden faydalanırız. Aklınıza gelen örnekleri yorum kısmına yazmayı unutmayın. Başarılar :)
Aşağıda tablo halinde İngilizcede sıköa kullanılan zaman ifadelerine yer verilmiştir. Bu zaman ifadeleri cümlelerde geçen olayların gerçekleştiği zaman hakkında bilgi verirken kullanılır. İngilizcede zaman ifadeleri genellikle cümle sonlarında kullanılır. Şimdi bu zaman ifadelerini inceleyelim:


İngilizcede Bazı Zaman İfadeleri
Every day Evrıi dey Her gün
Every week Evrıi viik Her hafta
Every month Evrıi mant Her ay
Every year Evrıi yiır Her yıl
Every time Evrıi taym Her zaman
The day before Dı dey bifor Geçen gün
Last week Last viik Geçen hafta
Last month Last mant Geçen ay
Last year Last yiır Geçen yıl
Yesterday Yestırdey Dün
Tomorrow Tımarrov Yarın
Next week Nekst viik Gelecek hafta
Next month Nekst mant Gelecek ay
Next year Nekst yiır Gelecek yıl
For two days For tu deys İki gündür
Two days before Tu deys bifor İki gün önce
Two days later Tu deys leytır İki gün sonra
In two days İn tu deys İki güne kadar
Last season Last siizın Geçen sezon

Örnekler:
  1.  I visit my grandfather every month. (Ay vizit may grandfadır evrıi mant.) Büyük babamı her ay ziyaret ederim.
  2. We went to picnic last week. (Vi vent tu piknik last viik.) Biz geçen hafta pikniğe gittik.
  3. I will be there in two days. (Ay vill bi der in tu deys.) İki güne kadar orada olacağım.
Örnek cümlelerde de görüldüğü üzere zaman ifadeleri olayların oluş zamanları hakkında bilgi vererek cümleleri daha anlamlı ve bilgi dolu hale getirmektedir. Sizlerde kendi cümlelerinizi yorum kısmına yazmayı unutmayın. Başarılar :)
 Aşağıda tablo halinde İngilizcede kullanılan kişi zamirleri verilmiştir. Burada verilen kişi zamirleri cümlelerde özne olarak kullanılırlar. Genelde cümleler bu zamirlerden birisi ile başlar ve cümledeki işi yapanın kim olduğunu gösterir. Şimdi bu zamirleri inceledikten sonra aşağıdaki örnek cümlelere de göz atalım.
İngilizce Kişi Zamirleri
IBen
YouSen
HeOErkekler için
SheOBayanlar için
ItOCansız varlıklar ve
hayvanlar için
WeBiz
YouSiz
TheyOnlar
Örnekler:
  1.  I go to school everyday. (Ben hergün okula giderim.)
  2. You are a student. (Sen bir öğrencisin.)
  3. He is playing football in the garden. (O bahçede futbol oynuyor.)
  4. She is playing with her friends. (O arkadaşları ile oyunuyor.)
  5. It is barking in the street. (O, sokakta havlıyor.)
  6. We will go to İstanbul next week. (Biz gelecek hafta İstanbula gideceğiz.)
  7. You can drink water in the class.(Sınıfta su içebilirsiniz.)
  8. They are very kind family. (Onlar çok kibar bir aile.)
Sizler de kendi örneklerinizi yorum kısmından paylaşabilirsiniz :)
Aşağıda liste halinde temel soru ifadeleri ve bu soru ifadelerinin İngilizce okunuşları ile birlikte Türkçedeki karşılıkları verilmiştir. Sizde ekleme yapmak istiyorsanız yorum yazabilirsiniz.
  1. What? (vat?) => Ne?
  2. Who? (hu?) => Kim?
  3. When? (ven?) => Ne zaman?
  4. Why? (vay?) => Niçin?
  5. Where? (ver?) => Nerede?
  6. Which? (viç?) => Hangi?
  7. What time? (vat taym?) => Ne zaman?
  8. Whose? (huuz?) => Kimin?
  9. How? (hav?) => Nasıl?
  10. How many? (hav meni?) => Kaç tane?
  11. How much? (hav maç?) => Ne kadar?, Kaç para?
  12. How long? (hav long?) => Ne kadar zamanda?
  13. How far? (hav far?) => Ne kadar uzakta?
  14. How often? (hav offın?) => Ne sıklıkla?
 
Aşağıda liste halinde günlük konuşmalarda sık kullanılabilecek soruları, bu soruların İngilizcedeki okunuşlarını ve Türkçedeki karşılıklarını verdik. Eğer siz de ekleme yapmak isterseniz yorumlarınızı bekliyoruz :)
  1. Do you understand me? (du yu andırsıtend mi?) => Beni anlıyor musun?
  2. Do you know? (du yu nov?) => Biliyor musun?
  3. What do you think? (vat du yu tink?) => Ne düşünüyorsun?
  4. Can you speak English? (ken yu sipiik ingliş?) => İngilizce konuşabilir misin?
  5. Do you know English? (du yu nov ingliş?) => İngilizce biliyor musun?
  6. How can I help you? (hav ken ay help yu?) => Size nasıl yardımcı olabilirim?
  7. Can I help you? (ken ay help yu?) => Size yardım edebilir miyim?
  8. Can you help me, please? (ken yu help mi pliiz?) =>  Bana yardım edebilir misiniz, lütfen?
  9. What are you doing? (vat ar yu duying?) => Ne yapıyorsun?
  10. Where are you going? (ver ar yu goying?) => Nereye gidiyorsun?
  11. When will you come? (ven vil yu kam?) => Ne zaman geliyorsun?
  12. What time do you get up in the mornings? (vat taym du yu get ap in dı mornings?) => Sabahları kaçta uyanırsın?
  13. Can I speak with you? (ken ay spiik vit yu?) => Seninle konuşabilir miyim?
  14. Can I ask you something? (ken ay ask yu samtink?) => Size bir şey sorabilir miyim?
  15. Do you agree with me? (du yu egrii vit mi?) => Bana katılıyor musun?
Parts Of Speech - Cümlenin Öğeleri


İngilizce cümleler 8 tür söz öbeğinden oluşur. Bir cümledeki söz öbekleri (kelimeler) bu 8 çeşitten birine aittir. Ancak, çeşitli anlam ve kullanılışı olan bir sözcük bu söz öbeklerinden birden fazlasına ait olabilir. Bu sebeple birçok sözcük için illaki şu ya da bu gruba aittir diyemeyiz. Sadece o kullanılışıyla hangi gruba ait olduğu söylenebilir. Önemli olan söz öbeğinin cümle içerisindeki almış olduğu görevidir. Bu durumu bir örnekle açıklayalım:

Fast” sözcüğü; “oruç” anlamında isim, “oruç tutmak” anlamında fiil, “hızlı” anlamında sıfat, “hızlı, hızlıca, hızlı olarak” anlamlarında zarf görevi almaktadır.

Birçok sözcükte durumun bu şekilde olması sebebiyle sözcükleri öğrenirken sözcüğün anlamı kadar cümle içerisindeki görevlerini de öğrenmek gerekmektedir. 

Şimdi sözünü ettiğimiz bu sekiz öğeyi inceleyelim:
İngilizcede cümleler temel olarak isim ve fiil cümlesi olmak üzere ikiye ayrılır. Her cümlenin mutlaka bir yüklemi olması gerekir. Cümle içerisinde fiil var ise o cümlenin yüklemi olur. Eğer cümlede fiil yoksa “to be” bağlayıcı fiili (linking verb) yüklem olarak kullanılır. Kısaca “to be” fiili isim cümlelerinde kullanılır.

“To be” fiilinin özneye göre üç hali vardır. Bunlar; am, is, are. Önce hangi öznede hangi hali aldığını inceleyelim:
Öznelere göre to be fiili.

Tabloda “to be” fiilinin hangi öznede hangi halde kullanıldığını görüyoruz. Şimdi örneklerle konuyu açalım.
To Be fiili örnekleri.

Örneklerde görüldüğü üzere cümlelerde hiç fiil kullanılmamıştır. Şahısların meslekleri ifade edilirken “to be” fiilinden faydalanılmıştır. Şimdi bir örnek daha verelim.
To be fiili örnek cümle

Yine görüldüğü üzere örneklerde fiil kullanılmamıştır ve şahısların görünüş özellikleri hakkında sıfatları kullanarak bilgi verilmiştir.

Sonuç olarak “to be” fiilinin öznelere göre üç hali vardır. Bu cümlelerde fiil kullanılmaz. “To be” fiili cümleye “-ım, -im, -um, -dır, -dir, vb.” anlamlar katmaktadır.
5. Sınıf Deneme Kapak
5. Sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanmış 20 sorudan oluşan flash bir denemedir. Denemeyi indirdikten sonra istediğiniz bilgisayarda ya da akıllı tahtada uygulayabilirsiniz. Bilgisayar tabanlı olması sebebiyle hem maliyetten hem de zamandan kazanabilirsiniz.
Eğer okulunuzda bir bilgisayar laboratuvarı varsa öğrencilerinizi birer bilgisayara oturtup aynı anda onlarca öğrenciye de uygulayabilirsiniz. Kolay gelsin.

5. Sınıf Deneme Örnek Soru

 Denemeyi İndir